Yasemin Serhatlı Alev Alatlı’yı Anlattı

Niyet ve fikir aşamasından hayata geçme sürecine tanıklık ettiğim Kapadokya Üniversitesi’nin düzenlediği “Alev Alatlı’yı Anlamak” sempozyumu, şüphesiz katıldığım en anlamlı toplantılardan biri oldu benim için.

Düşünce dünyamın ana mil taşlarını oluşturmamda emeği büyük ve izi derin olan hocam Alev Alatlı’yı kendi penceremden anlatma fırsatı bulduğum sempozyumda, hepimizde derin izler bırakmış, hayattaki duruşlarımıza anlam katmış ve daha iyi bir dünyanın pekala mümkün olabileceğine bizleri inandırmış bir mütefekkiri, merhum Alev Alatlı’yı konuştuk, eserlerini tartıştık. Salondaki herkes bir diğerinin duygusunu anladı, hissetti, çok özel bir duygudaşlık paylaşıldı iki gün boyunca.

Onu tanıdığım 2000’li yılların başlarında ben de 20’li yaşlarımı sürüyordum. Çiçeği burnunda bir mühendistim ama ne kuantum fiziğinden haberim vardı ne kaos teorisinden ne de saçaklı mantıktan. Bir vesile ile okuduğum ilk kitabından çok etkilenmiş, sonrasında güçlü ve ertelenmez bir istekle hepsini okuma telaşına düşmüştüm. Ne mutlu bana ki çok genç yaşta onunla tanışma fırsatı bulmuş aklıma takılanları bizzat kendisine sorma şansına sahip olmuşum. Sorularımı sabırla ve titizlikle cevaplar, önünü arkasını takip edebileceğim hızda anlatır, asırlarla top gibi oynar, her çağın düşünürlerini ve teorilerini önüme sererdi. Pek çoğunun ismini ilk kez duyar olurdum.

Arama motorlarının henüz hayatımıza girmediği yıllardı ve biz “Turna” yahoo grubunda bilgimizi paylaşarak birbirimizden öğrenmeye çalışırdık. Yazışma adabına uyulan ve entelektüellik seviyesi oldukça yüksek olan bu grupta Alev Hoca okurlarını çok ciddiye alır, tartışmalara bizzat katılır, konuyu farklı açılardan ele almamızı sağlayan ipuçlarını bize verirdi. Gündeme dair ne varsa yazardık, okurduk, tartışırdık.

Sonra kahvaltı buluşmaları ile tadına doyulmayan uzun sohbetler, elinden içilen çaylar çorbalar, evin ahalisinden olduğumuz güneşli, sarılı, yağmurlu, yeşilli, denizli, mavili, bilgiyle donanmış “Onarımcılar” günleri başladı…
Başladı ve bir daha hiç bitmedi. Büyük eserler okuyucusunu etkileyip dönüştürürlerdi çünkü.

“Orda kimse var mı?” diye sorduğunuzdan beri biz hep buradayız hocam. Kendimize inanıyor ve gelecekten korkmuyoruz. Bulunduğumuz her ortamda, yaptığımız her işte kadim değerlerimize sahip çıkıyor, “Mavi gezegenimizin emniyet sübabı olduğumuz” bilinciyle elimizden geleni değil, yapılması gerekeni olanca ciddiyetimizle yapmaya gayret ediyoruz…

Bu anlamlı sempozyumda emeği geçenlere tekrar teşekkür ediyor, üniversiteyi kuruluşundan bugünlere taşıyan mütevelli heyetini, akademik kadroyu ve idari personeli gönülden kutluyorum.

Mekanınız cennet, makamınız ali olsun hocam.