Akıntının Tersine

Neden Koşuyor?

İpi göğüslerken çekilmiş bir fotoğrafını gördüm; her bir kası seyriyordu, yüzü acıyla takallüs etmişti. Görüp görebileceğiniz en büyük sancıdır, diyorlar. “Glikojeni hemen tümüyle tüketmiş olan beden, derhal durmanızı haykırır. Ama durmazsınız, duramazsınız. Bu kâbustan meğerki ipi göğüsleyesiniz, çıkış yoktur. Adaleleriniz tüterken, cesaretiniz size devam etmeyi telkin eder. Yorgunluktan kusarsınız. Koşucu

Daha Fazla »

Meğerki, Dünyayı Boşaltsınlar!

Meğerki, dünyayı boşaltsınlar, akıllı ve hilekâr ABD-Britanya koalisyonunun Ortadoğu mühendisliği yürümeyecek, çünkü Yalçın Küçük’ten ödünç aldığım bir cümle ile özetlersem, “Yaşam fiziktir, yasaları var.” Küçük’ün bu hükmüne mesnet teşkil eden dünya görüşü, klasik fiziğin determinizmini esas alan ve bu bağlamda toplum mühendisliğini doğru, doğal, haklı ve hatta kaçınılmaz kılan anlayışın

Daha Fazla »

Heyhat, Yine Fransız’ım!

Prof. Dr. Erdoğan Teziç’i tanır mıyım? Tanırım. Prof. İsa Eşme’yi tanır mıyım? Onu da tanırım. İsmen değil, yüz yüze görüşmüşlüğümüzden tanırım. Uzun uzun görüşmüşlüğümüzden tanırım. Teziç, Galatasaray Lisesi gibi bir gayya kuyusunda boğulmayı göze alan, diğer bir deyişle “profesör” unvanının üstenciliğine kapılmadan lise müdürü olarak dağılmak üzere olan bir eğitim

Daha Fazla »

Bireysel Silahsızlanmayı Savunurken: Dur, Bir Pırtık!

Amerikan Anayasası’ndan bir madde: “İyi düzenlenmiş bir milis, özgür bir devletin güvenliği için şart olduğundan, halkın silah bulundurmak ve taşımak hakkı ihlal edilemez.” Eee, ne olmuş? Ne olmuşu şu: “Türkiye gibi yılda 3 bin kişinin ateşli silahlarla öldürüldüğü bir ülkede…” diye başlayarak, toplumuzun şiddet düşkünlüğüne gönderme yapan ahkâma girişmeden önce,

Daha Fazla »

“Türkiye’de Entelektüeller Gerekli Değildir.”

Ve bakla sonunda ağızdan çıktı: “Türkiye’de entelektüeller gerekli değildir. Çünkü son yıllarda gördüğümüz örnekleri ne yazık ki, bu topluma yarar değil, zarar getirmiştir.”(1) Korktuğum başıma geldi desem, abartmış olurum, çünkü, en yakın çağrışım, İspanya İç Savaşı’ndan. Salamanca Üniversitesini basan General Franco’nun faşist generali Milan-Asray, “Entelektüelizme ölüm!” diye haykırmış, ve eklemişti

Daha Fazla »

“Aydınlar” mı, Dediniz?! (2)

Mehmet Sedes* anlatmaya devam ediyor: “Türkiye’deki sahici iktidar, 20. yüzyıl ilk yarısına kadar İttihat Terakki, ikinci yarısında ise TİP’tir. DP’si, AP’si ancak 1980’lerde iktidara gelebildi…” Şu isimlere baktığımda tespitin doğru olduğunu düşünüyorum: Mehmet Ali Aybar, sonra Nihat Sargın, Doğan Avcıoğlu, Hüseyin Korkmazgil, Mahmut Makal, Arif Damar, Şükran Kurdakul, Fethi Naci,

Daha Fazla »

“Aydınlar” mı, Dediniz?! (1)

“Türkiye’deki sahici iktidar, 20.yüzyıl ilk yarısına kadar İttihat Terakki, ikinci yarısında ise TİP’tir.” Bunu söyledikten sonra, sözü Mehmet Sedes’e* bırakıyoruz: “…Benim kuşağımın mektebi Türkiye İşçi Partisiyse, Dershanesi Fikir Kulüpleri Federasyonu’dur… ‘Sosyalist’ tarihim ise 27 Mayıs’la başlar… ‘Sosyalist’ kelimesini basılı olarak gördüğüm yer, Fehmi Yazıcıoğlu’nun sahibi ve yazı işleri müdürü olduğu,

Daha Fazla »

“Sexy Ağca”

Ağca’nın büyük bir iştiyak ve el birliği ile “milli katil”imiz ve/veya “millî gururumuz” mertebesine yücelttiği, gündemimizi adeta bir “star” kimliği ile esir aldığı bu günlerde adının bende çağrıştırdığı bir sıfat bu “sexy.” Kelimeyi aklıma düşüren de “John Jay Kriminal Adalet Koleji” isimli Amerikan üniversitesi profesörlerinden Lydia S. Rosner’in “Rus Usulü

Daha Fazla »