ABD’ye Dair

Üçüncü Yol

Vietnam savaşı sırasında ABD’de öğrenciydim. Savaş karşıtlarının eylemlerine bizzat şahit ve hayran olanlardanım ki, bu eylemlerin arasında üniversite bahçesinde kurulan Kızıl Haç çadırlarının kapılarına Kuzey Vietnam’a kan vermek üzere oluşturan kuyruklar vardır. Bir yanda, “Amerika, ya sev ya terk et” diye haykırarak, gözyaşları içinde “kansızlar”a doğru Amerikan bayrağını sallayanlar, diğer

Daha Fazla »

Şiddet bir Erkeklik Ayinidir

Ey Oğul!.. İçi acıyor insanın. Basbayağı içi acıyor. Şimdi bana “Amerikalılara mı, dünyanın geri kalanına mı?” diye soracak olsan, öyle hemen verebileceğim bir cevap da yok. Gerçi, onlar Washington’da öksürseler, biz Ankara’da zatürre oluruz. Bu da en hafifinden öfkelenilesi bir durumdur, ama… Ama onlar da bu dünyanın turistleri oluyorlar işte!

Daha Fazla »

Obama Pısırıklığından Kaybetti

13 Kasım 2016 / Ayşe Böhürler ile Söyleşi – Yeni Şafak Gazetesi ABD’yi tanımadan dünyayı tanımak ve anlamak mümkün değil. Alev Alatlı ile 2016 yılı başında yaptığımız ‘Kelebek Etkisi’ programlarında en önem verdiğimiz konulardan birisi ABD idi. ABD’nin 45. Başkanı seçilirken “Amerika’nın vasilerinin çizdiği yön değişebilir mi?” sorusu üzerinden turbo

Daha Fazla »

MADEM, ÖYLE…

Öyle alışmışız ki Batı’yı sorgulamamaya, en garip, en çelişkili uygulamalarında bile adeta “erdem” buluyoruz. Kendi ülkemizde rastlasak şiddetle karşı koyacağımız gelişmelere onlardan geldiğinde tepki vermiyoruz. Tepki vermemekten de öte, “mutlaka vardır bir bildikleri” şeklinde kabulleniyoruz. Örneğin, insanların düşüncelerinden dolayı suçlandıklarında, ifade özgürlüğü gibi temel demokratik hakları ihlâl edildiklerinde, bu ülkenin

Daha Fazla »

İthamlar, Hakaretler, Övgüler Dersler

İsmail, Erkin, Hilal, Barış, Çağrı, Rengin… “Emre Aköz, bu ‘palavra’ hakaretiyle, tazminata mahkûm olmayı hak ediyor,” diyorsunuz. Hadi, diyelim, kendisi araştırmaya üşendi, “sizi arayıp, kaynak doğrulaması yapabilirdi.” Birinci yanılgınız bu. Yapmazdı, yapamazdı, çünkü “Marine Corps” vurgusuyla İngilizceye hâkimiyetini hatırlatan bir adam, “şahadetname” sözcüğünü es geçip, makalesini, metnin hiçbir yerinde geçmeyen

Daha Fazla »

Gâvur

Sert bir kelime değil mi?! Deistler(*) şöyle dursun, ihtiyatlı Müslümanları bile irkilten, köşeli, hoşgörüsüz, siyah-beyaz, “öteki”ni kesinlikle dışlayan… Ve mükemmelen ifade eden ne hissettiğimi, gördüğümde güleç yüzünü Amerikalı genç güzel kadının fiili livata kurbanı kavruk erkek bedenlerinden oluşan Iraklı esir yığınağının başında. Gâvur. Kelimenin tüm telmihi ile, gâvur. Evet, hakkı

Daha Fazla »

Barack “Hüseyin” Obama

Amerikan’ın yegâne karaderili senatörü, başkanlık seçimlerinin Demokrat aday adayları arasında beklenmedik bir biçimde parlayan Barack Obama’nın göbek adı “Hussein.” ABD’nin kâbusu, öteki “Hüseyin”i (Saddam) düşününce, göbek adının seçim kampanyasında pek vurgulanmıyor olmasına belki de şaşırmamak lazım. Baba, Obama, Kenya’lı, Sudan’dan göçtükleri sanılan “Luo” kökenli Müslüman bir aileye doğmuş; okumak için

Daha Fazla »

Amerika’ya Kim Hükmediyor?

Hernekadar Bush’u bile aratacak kadar feraset yoksunu, kifayetsiz muhteris bir politikacı da olsa, Amerikan Temsilciler Meclisi sözcülüğüne yükselebilmiş olan Nancy Pelosi’nin, Taha Akyol’un ifadesiyle, “…Ermeni milliyetçiliğinin …insani ve dini duyguları kin ve intikamcılığa alet etmek, tehdit etmek, satın almak gibi ‘ahlaksız oyun’un en çirkin örneklerine” alet olmasını anlamak, zor. Amerikan

Daha Fazla »

ADL’nin Derdi Ne? (2)

Geçtiğimiz günlerde “1,5 milyon Ermeni’nin Osmanlı Türkleri tarafından kesilmesinin ‘soykırım’ olduğunu kabul” etmeye karar verdiğini açıklayan Kararlamaya Karşı Birlik, ADL, ABD’de, 1913’de, “B’nai B’rith Bağımsız Tarikatı”(1) tarafından kurulmuş. Resmî misyonu, “Yahudi halkına yöneltilen iftiralara /öncelikle/ akla ve vicdana, gerekirse yasalara başvurmak suretiyle son vermek” olarak açıklanmış. 1900’lü yılların başında Amerika’da

Daha Fazla »

ADL’nin Derdi Ne? (1)

Önce bir hatırlatma: ADL’nin açık adı, Anti-Defamation League. “Defamation” karalamak, çamur atmak, iftira etmek, demek; yani, tam adı “Anti-İftira Birliği” ya da bu son vukuatlarından sonra hâkim medyamızın tercih ettiği gibi “Karalamacılığa Karşı Birlik.” Dil birliği sağlamak kaygısıyla, bundan böyle ben de bu isme itibar edeceğim. Olay, ADL’nin Ulusal Direktörü

Daha Fazla »

Açmaz

Aslında, Demokratların revaç verdikleri “Amerikan liberalizmi” denilen değerler bütünü, bize, Ronald Reagan, baba-oğul Bush’lar gibi Cumhuriyetçi başkanlarla birlikte anılan “neoliberalizm”den daha yakın gelir. Neoliberalizmin amentüsü, IMF, Dünya Bankası ve Amerikan Hazine Bakanlığının 1989’da birlikte oluşturdukları ve “Washington Mutabakatı” diye anılan 10 maddelik bir ekonomik politika paketidir. Mutabakatın temelinde, devletin küçülmesi,

Daha Fazla »

“Duygudaşlık” Perhizi…

…Ya da kronik nefret, yanılıyor olmak ihtimaline yol vermeyerek yaşatılıyor. Hangi verilere dayanılarak verildiği asla tartışılmayan hükümleri sarsması ihtimal dâhilinde görülen en masum önerilerin üstleri örtülüyor. Genel kabul gören “doğrular”a gölge düşürülmesine izin verilmiyor. Genel kabul gören doğrular, örneğin, AB’nin Türkiye’nin son şansı olduğu gibi ya da yaşadığımız ekonomik krizin

Daha Fazla »

“Şehadetname” Hafazanallah!

Amerikan Deniz Piyadelerinin “şahadetname”lerinin aslını sunarken, “şahadetname” kelimesinin İngilizce karşılığının “yemin/oath” değil, “testimonial” olduğunu hatırlatır, “yemin” kelimesinin yorumun hiçbir yerinde geçmediğine dikkat buyurulmasını rica ederim. “Mezuniyet” kelimesinin özenle tırnak (“”) içine alınmış olmasının nedeni, “marine” adaylarının endoktirinasyon, dilerseniz “beyin yıkama” sürecinin – ifadesini söz konusu “testimonial”da bulan – sonucunu vurgulamak

Daha Fazla »